• Arif Antlı

AYIN KONUĞU ŞAHİN İNAN.

Arabesk ve fantezi müzik tarzında son yıllarda dikkatleri üzerine çeken, halkın gönlünde taht kuran, saygın kişiliği ve beyefendiliği ile tanınan güçlü bir yorumcu Şahin İnan!...

Kısa zamanda şarkılarıyla büyük hayran kitlesine ulaşan, radyo listelerinde 1 numara olan, yazılı ve görsel basında sürekli haberlerine rastladığımız, duygu dolu sesiyle yüreklerimize işleyen, müziğe aşık, evli ve 2 pırlanta gibi erkek evladı sahibi bir sanatçı…

Bu ay Ant Media dergisinin özel konuğu olan güçlü yorumcu Şahin İnan ile Ant Media okurları için çok özel bir röportaj yaptık.

*Merhaba Şahin bey, nasılsınız? Bu ay özel konuğumuz olduğunuz için çok mutluyuz, Ant Media ailesi olarak sizi yakından takip ediyoruz. Müziğe olan aşkınızı ve projelerinizi iyi biliyoruz, fakat bilmeyen okurlarımız için çok güzel sorular hazırladık ve sizden bu cevapları almak için sabırsızlanıyoruz. Kısaca Şahin İnan kimdir tanıyabilir miyiz?

-“Merhaba sevgili Ant Media ailesi ve okurları. Teşekkür ederim gayet iyiyim. Bu ay özel konuğunuz olmaktan mutluluk duyuyorum. Kısaca kendimden bahsetmem gerekirse; 1979 Çanakkale doğumluyum. Annem Diyarbakırlı, babam Mardinli. Babam, rahmetli annemi kaçırmış. Kaçırdığı için Çanakkale’ye yerleşmişler ve orada doğmuşum. 1 yaşındayken ailem Adana’ya göç etmiş. İlk, orta ve lise öğrenimimi Adana da tamamladım. Okul yıllarımda Diyarbakır ve Mardin bölgelerinde sıra gecelerine gidiyordum. İlk üniversiteyi Elazığ’da Fırat Üniversitesinde Turizm Otelcilik bölümünde okudum. Sonra yurtdışına çıktım ve Punjab Üniversitesinde Uluslararası Hukuk eğitimi aldım. Yüksek lisansımı yine Punjab Üniversitesinde Uluslararası Ticaret Ekonomisi bölümünde tamamladım. Daha sonra Dünya Nakibül-Eşraf Birliği İslam Üniversitesinde doktoramı yaptım. Ayrıca bir parantez açarak söylemek isterim ki, o yıllardan bana en güzel hatıra; Dünyada 20 kişiye verilen ödüllerden bir tanesine layık görüldüğüm “İnsani yardım” ödülüm var.

Müziğe küçük yaşlardan beri ilgi duyuyorum. Ama müzik piyasasında çok eski değilim. Müzik camiasına yeni katıldım diyebilirim, ama hızlı ilerlediğimi düşünüyorum. Çocukluk yıllarımdan beri bir hayalim vardı, mücadelem hep müzik hayatım içindi. Benim kuşağım, zirvede bulunan sanatçılarla birlikte yetişti, bu da herkese nasip olmaz. Onları ve sıra gecelerindeki hocalarımı dinleyerek büyüdüm. Bu da içimde böyle bir müzik aşkı oluşturdu..”

*İlk defa İstanbul’a, albüm yapmak için çocuk yaşlarda geldiğiniz doğru mu?

-“Evet, çocuk sanatçıların çıktığı dönemde yani Küçük İbo, Küçük Onur’ un ünlü olduğu yıllarda ortaokul çağındaydım ve Adana’da evden kaçtım.10 gün İstanbul’da kalmıştım. Şahin Özer sesimi dinlemişti ve bana sözleşme imzalatmıştı. Fakat maddi durumum el vermediği için geri dönmüştüm. Aslında çok iyi olmuş, iyi ki geri dönmüşüm. Çünkü doğal olarak ergenlik dönemimden sonra sesim iyice oturdu. Ve ben geri dönünce eğitim hayatımı tamamlamaya karar verdim. Bu işi yapmayı kafama koydum ama önce okulumu bitirecektim. Babamın asıl mesleği inşaat sıvacısıdır. Hiç unutmam, “Siz yeter ki okuyun” dedi bizi de okuttu Allah razı olsun. Arkamda durdu ve bugünlere kadar geldim.”

*Hiç müzik eğitimi aldınız mı?

-“Liseye gittiğim yıllarda Adana Belediyesi Konservatuarı Şan Bölümünde eğitim aldım. Uzun yıllar eğitim almak isterdim ama sadece 5-6 ay gidebildim. Babam kızınca bırakmak zorunda kaldım. Kısa bir süre de olsa orada aldığım eğitim bana çok şey kattı.”

*İlk profesyonel albüm sürecinizi anlatır mısınız?

-“Elazığ’da üniversitede okurken, Elazığ Spor için bir marş yapmıştım; “Ela Ela Elazığ Sporum, sen benim şerefimsin, gururum. Bu yolda kulun kölen olurum” şeklindeydi sözleri. Sonra, o yörenin türkülerini okumaya karar verdik. O bölgenin en büyük firması olan stüdyo Kemaliye’de bir gece stüdyoya girdik. “Dalları Bastı Kiraz”, ”Erbedaş”, ”Evlenmem”, ”Elazığ Uzun Çarşı” gibi bilinen ve sevilen türküleri okudum. Bu türkülerin yer aldığı kasetim çıktı ama piyasaya dağıtılmadı, her hangi bir yerde satılmadı. Öylece kaldı. Aslında ilk çalışmam buydu. Tabii bir yandan okul harçlığımı çıkarmak için düğünlere gidip sahne alıyordum. “Berivan” türküsünün patladığı yıllardı, her sahnede defalarca okurdum. Elazığ Fırat Üniversitesi’ nin ilk bahar şenliğinde sahneye çıktım. Sevgili Fatih Kısaparmak ile birlikte konser vermiştik. Müzikle hep iç içeydim. Fırat Üniversitesinin televizyon kanalı olan “Fırat Tv” de program yapmıştım. Adana ve Elazığ yerel kanallarında programlara katılmıştım.

Eğitim hayatım bitince, 2003 yılında ailemle vedalaştım ve İstanbul’a yerleştim. 4-5 yıl epey zorlu bir dönem yaşadım. Maddi manevi çok mücadele verdim. Bir ağabeyim vardı beni Pakistan’a götürdü. Orada büyükelçilikte çalıştım. Elazığ’da bitirdiğim üniversiteyi kendimde yetersiz gördüm ve orda Üniversiteye yazıldım. Sonra Türkiye’de ithalat-ihracata başladım. Futbol topu, pamuk ipliği, kot kumaşı vs getirmeye başladım. Üniversiteyi bitirip yüksek lisans yaparken bir yandan ticaretle uğraştım. 2010 yılında Türkiye’ye geri döndüm. Kendi ticaretimi yaparken diğer yandan önde gelen firmaların hukuk danışmanlığını yaptım. Bu süreçte sıra gecelerine katılmayı asla bırakmadım tabii.

Maddi manevi kendimi güçlü ve hazır hissettiğim noktada ilk albüm için start verdim. Müzik piyasasında gerçekten iyi insanlarla tanıştım ve çalıştım. Hepsi maddiyatı ikinci plana atan insanlardı ve bu benim için gerçekten çok önemli. Beni iyi ve doğru yönlendiren insanlar oldu çok şükür.

2017 yılında… Bir gece evde otururken, bir beste geldi aklıma…“Elveda Sana” şarkımın nakaratı. ”Kalmadı mecalim…” diye başladım. Sabaha kadar şarkıyı bitirdim ve eşime dedim ki “ben artık müzik işine girmeliyim”. O gün miladım oldu diyebilirim. Eşim de sağ olsun çok destek olmuştur o günden bugüne…

Hemen film yapımcısı bir arkadaşım vardı, Recep Merdan, onu aradım bu konuyla ilgili. Yapmışken en iyisini yapmak için akıl danıştım. Sonrasında Selim Çaldıran ile tanıştım. Türkiye’de şu an zirvede olan bir müzik adamıdır biliyorsunuz. Selim ağabey yoğunluğundan dolayı no name sanatçılar ile çalışamadığını söyledi. Sohbetimiz üzerine sesimi dinledi, çok şaşırdı, çok beğendiğini ifade etti ve ilk şarkımı yaptı. Böylece müzik piyasasına girdim. Hepimizin dostu olan Kral Tv’ ye klibimi verdim, radyocu dostlar, yazılı ve görsel basın mensubu dostlar var olsunlar, destek verdiler. Kendimi bir göreyim, yapabildiklerime bir bakayım derken bir anda gördüm ki müzik piyasasının tam ortasındayım. Ben biraz tez canlıyım. Hemen 1 ay sonrasında “İsyanlardayım” şarkımı çıkardım. Arkasından; “Sevdiğim”, sonra “Vefasız” şarkılarımı yaptım. Şimdi yapımcım olan değerli dostum, ağabeyim Serdar Erken ile tanıştım. O da çok destek oldu bana, hep arkamda durdu ve bugün hala yanımdadır. Bana bu mesleğin her konusunda yardımcı olan bir yapımcı oldu. Klip çekeceğimiz yerden tutun tüm ince detaylara kadar birlikte karar veriyoruz ve çok iyi anlaşıyoruz. Fikirlerimiz de çok uyuşuyor. Bu meslekte en önemli şey ekibinle aynı şeyleri düşünebilmek ve aynı yöne bakabilmektir. Ben bunu yakalayabildiğim için çok şanslı ve mutluyum.

13 Aralık 2017 tarihinde artık sektördeydim. 10 Aralık doğum günüm ve o tarihte olsun istemiştim ama yetiştiremedik, 3 gün gecikse de doğum günü hediyem çıkmış oldu. Albümün ardından “Gelinim Mutfakta” programından bir şarkı istediler. Onlar için “Kaynana” şarkısını yaptık ve çok sevildi. Sonrasında “Burası Muştur” bir proje şarkısıdır, onu yaptık ve şu an Almanya’da ilk 200 de 50.sırada yer alarak çok iyi gidiyor. Yine bir proje olarak “Mavili Mavili Mor Çiçek” şarkısını yaptık. Bu kadar şarkı yaptıktan sonra bir albüm yapma kararı aldık. Müzik piyasasının durumu malum, albüm satışları artık yok ama ben bütün bu şarkıları derlemek istedim, en azından aileme, dostlarıma hediye ederim diye düşündüm ve Erken müzik etiketiyle hemen çıkardık.

Yine hiç ara vermeden 2. Albüm çalışmalarına başladık ve çok şükür bitirdik bile. Önümüzdeki günlerde tüm müzik platformlarda yerini alacak. Emin olun benim kadar hızlı olan sanatçı yoktur şu dönemde. Haziran ayında 10 eserden oluşan bir türkü albümüm yolda. Aralık ayında 5 eserden oluşan bir cover albümü geliyor. Müzik söz konusu olunca durmak nedir bilmiyorum☺

*Yeni albümünüzde size ait besteler var mı?

-“Evet var. 5 tanesinin söz müziği bana, 2 tanesinin sadece müziği bana ait olan 7 eser var. 1 eser Serdar Erken’e ait, 1 eser anonim; “Kar yolla”, 2 eser de cover hazırladık. Cover olan eserler Türk halkının gönlünde taht kurmuş olan “Şu Dağlarda Kar Olsaydım” ve sevgili İbrahim Tatlıses’in okuduğu “Nankör Kedi”. İnşallah sevenlerim hepsini beğenecek ve keyifle dinleyecekler. Bu arada şarkılarımı yazarken sözlere çok dikkat ediyorum. Tarzım tam olarak arabesk / türkü ve kendimi bulduğum, duygularımı dinleyenlerime yansıtabildiğim bir tarz. Albümün çıkış parçası da söz ve müziği bana ait olan “Sanma ki” olacak. Klip yönetmenliğini yapımcım sevgili Serdar Erken üstlenecek.

*Yeni çıkan albümünüzün tanıtım süreciyle ilgili gerçekleştireceğiniz bazı ilkler var diye duyduk? Biraz bilgi verir misiniz?

-“ Evet, 11 şarkıya 11 klip çekerek Dünyada bir ilke imza atacağım. Şu ana kadar kimsenin yapmadığı, yapamadığı bir durum diye biliyorum. Ayrıca ekibim 81 ili gezerek 81 radyoyu ziyaret edecek. Yeni çıkan albümümü hediye edecek. Bu proje ile de bir ilki gerçekleştireceğiz. Onlar bize gelemiyor olabilir, biz bizzat onlara gideceğiz”

*Müzik piyasasının bir imparatoru var ve siz de bir İbrahim Tatlıses hayranısınız. Bu tarz müzik yapan herkes kendisine bir isim, bir lakap takıyor. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?

-“Türkiye de İbrahim Tatlıses imparatordur. Bunu kimse inkar edemez. Herkes onun yerini almaya çalışarak yanlış yapıyor. Ben, “artık müzik piyasasında ben de varım” diyorum. Ben kendimle yarışıyorum. Şahin İnan İmparatorluğu kurmaya çalışıyorum. Kendi tarzımda kendi yolumda yürüyorum. İbrahim Tatlıses benim idolümdür. Şarkılarını ezbere bilirim. Kendisine sonsuz sevgi ve saygı duyuyorum. Yürüdüğüm yolda varacağım sonucu halkın takdirine bırakıyorum, zamanla hep birlikte göreceğiz”

*Hayranı olduğunuz sanatçılar var mı? Ve kendi tarzınızın dışında ne tarz müzik sever, dinlersiniz?

-“Ben kulağıma hoş gelen, duygularıma hitap eden her tarz müziği dinlerim. Sezen Aksu ve Tarkan hayranıyım. Sibel Can, Ebru Gündeş, İzzet Altınmeşe’yi dinler ve çok severim. Mahsun Kırmızıgül gençliğimin idolü idi. Son dönem sanatçılarından ise Serkan Kaya’yı beğeniyorum. Mesela Rafet El Roman’ın son şarkısını çok beğendim. Dediğim gibi her tarz müziği dinleyebilirim.”

*Düet yapmayı hayal ettiğiniz bir sanatçı var mı?

-“ Evet var. Hatta 2 kişi var. Yıldız Tilbe ve Serdar Ortaç. Serdar Ortaç ile irtibattayım. Hayalimdeki düet siz dinleyenlerime sürpriz olsun şimdi açıklamak istemiyorum ☺ Yıldız Tilbe ile de görüştük fakat kendisi artık düet yapmama kararı almış. Saygı duyuyorum.”

*Peki bir Yıldız Tilbe şarkısı okumayı düşünür müsünüz?

-“Neden olmasın? O da sürpriz olsun ☺”

*Günümüzde arabesk müziğe olan ilgiyi nasıl değerlendiriyorsunuz?

-“Hayatımız arabesk. Ama biz bunu kendimize itiraf edemiyoruz. “Arabesk”; bir yaşam tarzıdır. İçinde fıkra da var, ölüm de var kalım da var aşk da var. Şu an bir çok pop sanatçısının çıkardığı ve hit olan şarkılar aslında hep arabesk altyapılı. Mesela Soner Sarıkabadayı’nın “Tarifi Zor” şarkısı baştan sona arabesk ve bakın Serkan Kaya’nın yorumu ile ne kadar dikkat çekti. Bu durum, arabeski ne kadar sevdiğimizin bir kez daha ispatıdır. Birine sevginizi bir pop şarkıyla anlatamazsınız. Gece mekanlarında sahne alan pop sanatçıları da sahnede arabesk eserler okuyor. Ve en çok arabesk müzik yapan sanatçılar gece mekanlarında dinleniyor. Yani kısacası arabesk para kazandırıyor.”

*Bu keyifli sohbet için öncelikle teşekkür ediyoruz. Yeni albümünüz hayırlı uğurlu olsun, müziğe olan aşkınız hiç bitmesin ve sizi hep dinleyelim inşallah. Son olarak Ant Media okurlarına ve dinleyenlerinize neler söylemek istersiniz?

-“Asıl ben teşekkür ederim. Gerçekten neler konuştuk, zaman nasıl geçti fark etmedim bile ☺ Müzik aşkımın hiç bitmeyeceğine emin olabilirsiniz. Benim hayatım müzik ve sanat. Daha yeni başladım, yapacağım çok şey var. Bu yolda kendimi halka ispat etmek benim amacım. Yanımda olan, beni dinleyen, destekleyen seven herkese çok teşekkür ederim. Ant Media dergisini uzun zamandır takip ediyorum. Ant Media dergisi ekibine, zamana ayırıp okuyan herkese sevgilerimi ve saygılarımı sunuyorum. Bu piyasada artık ben de varım! Biz inandık, lütfen siz de inanın…”


0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör