• Arif Antlı

AYIN KONUĞU… CEYLAN KOYNAT


AYIN KONUĞU…

CEYLAN KOYNAT

Küçük yaşlardan beri müzikle aşk yaşayan, duygu dolu sesi ve güçlü yorumu ile gönüllerde taht kuran bir sanatçı Ceylan Koynat…

Belki yıllar önce “Geriye Dönmem” şarkısıyla tanıdınız onu, belki “Eziz Dostum” ile, belki youtube’da tıklanma rekoru kıran o çocuk yaşta söylediği şarkılarla sevdiniz, belki de son çıkardığı “Liman” ile… Şimdilerde o sahne senin, bu düğün benim koşturuyor. Bir bakıyorsunuz Ankara’da, bir bakıyorsunuz Amerika’da. Müzik, onun kendini bulma şekli. Şarkılar, kalbini, hüznünü, mutluğunu, tüm duygularını en güzel anlatabildiği yol.

“Geriye Dönmem” albümü çıktığı yıllarda başladı dostluğumuz. İkimizde küçüktük, ama çok yayınlar çok işler yaptık. Siz Ceylan Koynat’ı tanıyorsunuz, ben Ceylan’ı. Bu sohbette istedim ki merak ettiğiniz tüm sorular cevabını bulsun. Ceylan Koynat’ın bilmediğiniz düşüncelerini bilin. İki Ceylan bir araya gelince kolay susmuyoruz ☺ Ant Media okurları için neler konuştuk neler…

*Adaşım, Ceylancığım… merhaba, nasılsın? Sesiyle yorumuyla ortalığı yakıp yıkan bir Ceylan Koynat var, müzik geçmişini kısaca anlatır mısın?

-“Merhaba canım, adaşım ☺ İyiyim seni gördüm daha iyi oldum. Tabi kısaca bahsedeyim. Küçük yaşlardan beri müziğin içindeyim.14 yaşındayken Kadıköy Halk Eğitim Merkezi’nde Türk Halk Müziği eğitimi aldım. 17 yaşıma geldiğimde birçok sanatçının vokalisti olarak sahne almaya başladım. 2009 yılında ise profesyonel anlamda ilk adımımı atarak 4 şarkıdan oluşan “Geriye Dönmem” adlı ilk albümümü çıkardım. O dönem epey ses getirdi. Albüm çıkardıktan sonra müzik çalışmalarıma hiç ara vermedim. Şehir dışı, yurt dışı sahne, düğün, konser organizasyonlarında bulundum. Çalışmaktan albüm yapmaya fırsat bulamadım desem yanlış olmaz. Yaklaşık 7 sene sonra “Sevemiyorum” ve “Yasak” adlı şarkılarımla yeniden sevenlerimle buluştum. Zaten sonrasında hiç ara vermeden birçok şarkı çıkardım. En son çıkardığım 2 proje ise “Yalnızlık ağır geldi” ve “Liman”.

*“Geriye Dönmem” albümü ile “Sevemiyorum” şarkısı arasında geçen zamanda “O Ses Türkiye” yarışmasına katıldın. Yarışma sana neler kattı?

-“Evet “O Ses Türkiye” yarışmasına katıldım. İyi ki katılmışım asla pişman değilim. Yarışma sayesinde ismime isim kattım, yıllardır müzik için verdiğim emeği o yarışma sayesinde farklı kitlelere duyurdum. Şimdiki aklım olsa yine katılırdım. O ortam çok güzel, jürideki değerli isimlerle beraber olmak, çalışmak ayrıcalık. O platform yaşanması gereken çok güzel bir ortam. Çok yorucu bir süreçti ama çok eğlendim. Müzik hayatına başlamak isteyenler, ya da bu yola çıkmış, yolu yarılamış fakat ismini duyuramamış arkadaşlar varsa şiddetle tavsiye ediyorum ki katılsınlar. Çünkü bu reklamı asla başka şekilde yapamazlar. Mesela yıllar önce ilk defa Gazi Antep’ e gitmiştim, 400 kişilik bir mekanda 100-150 kişi vardı. Yarışmadan sonra yine konser vermek için aynı mekana gittiğimde mekan full doluydu, hatta gelenler yer olmadığı için kapıdan dönmek zorunda kalmıştı. O atmosferi görünce tüylerim diken diken olmuştu ve o zaman başarı böyle bir şey diye geçirdim içimden, emeğimin karşılığını o gün gözlerimle görmüştüm.”

*Albüm dönemi bitti, her şey dijitale döndü, sen de artık youtube kanalından sürekli yeni şarkılar paylaşıyorsun. Albüm düşünüyor musun?

-“Aslında bir albüm yapmayı çok istiyorum. Ama şuan yaşadığım tempoda çok zor. İlerde kendim için, anı olarak kalması ve ömürlük olması için böyle bir çalışma yapacağım. Bütün şarkılarımı derleyebilirim, farklı düşüncelerim de var, sürpriz yapabilirim.”

*Şu dönem müzik camiasında dijital dönemdeyiz, ama sen daha 12-13 yaşındayken youtube’da yayınlanmış videoların var. O yıllarda tanıdık seni aslında…

-“Evet, evde otururken ya da arkadaşlarımdayken sürekli bana şarkı söyletiyorlardı ve o videoları youtube’ a yüklüyorlardı. Beni ilk öyle tanıdılar. Hala bunu dile getirerek bana mesaj atan çok dinleyenim var. Sonra “Geriye Dönmem” albümüyle daha çok tanıdılar. “Geriye Dönmem” albüm ve şarkısının benim için anlamı büyüktür. Hala bugün sahnemde okumamı isteyen, şiirini bile ezbere okuyan çok sevenim var.”

*“Geriye Dönmem” albümü seninle dostluğumuzun başladığı yıllardı, ve o şarkıyı nasıl seviyorum bilirsin. Benim gibi hala dinleyenler için bu şarkıyı yeniden okumayı düşünmüyor musun?

-“İçine mi doğdu? ☺ Sürpriz olsun istiyordum ama hadi söyleyeyim. Sevgili Ertuğrul Polat ile konuştum, hem şarkıyı yeniden okumak için ricada bulundum hem de şiirini yeniden okuması için. Sağolsun kırmadı beni. Yeni bir düzenleme ve akustik versiyonla çok yakında bu şarkının sevenleri Youtube kanalımdan dinleyecekler.”

*Son çıkan şarkılarından biraz bahsedelim. Önce “Yalnızlık Ağır Geldi” dedin, sonra “Liman”…

- “Evet 2 proje bir arada oldu gibi. Büyük usta Aşık Mahzuni Şerif’in torunu çok sevdiğim arkadaşım Yiğit Mahzuni ile sürekli fikir alışverişi yaparız, bir gün yanına gittim ve yorumlamak için şarkılarını dinliyordum. Yiğit bana o gün bir çok şarkı dinletti, fakat “Liman” şarkısını dinletmekte biraz kararsız kaldı, sonra açmış bulundu. Liman’dan sonra yaklaşık 15 şarkı daha dinledim ama ben o şarkıya takılı kalmıştım. O sıralar aslında şarkı çıkarmak gibi bir isteğim, planım pek yoktu. Okumaya karar verdim ve hemen çalışmalara başladık, aranjesini de sevgili Yiğit yaptı. Onun için de başka bir tecrübe oldu, herkes şarkının aranjesini bile soruyor bana. “Liman” şarkısının stüdyo çalışması devam ederken Sakarya’dan Okan diye bir arkadaşımızdan bir şarkı geldi. Uykumdan uyandım, menajerim bu şarkıyı bana yollamış, dinledim ve hemen bu şarkıyı da okumaya karar verdim. Hemen şarkıyı aldık. “Liman” şarkısı yapılırken bu şarkının da çalışmalarına başladık. “Liman”ın klip çekimleri bitene kadar “Yalnızlık Ağır Geldi” şarkısını çıkaralım istedik. Şu an “Liman”dan önde gidiyor, Youtube’da 1 milyonu geçti. İki şarkının da klibini çok iyi işlere imzasını atan Atilla Öztürk çekti. Bugüne kadar bir çok çalışmam oldu, hepsinin yeri ayrıdır fakat, “Liman”, a’dan z’ye her şeyiyle içime sinen ilk işim oldu.”

*”Liman” şarkısında bence çok başka bir Ceylan Koynat var. Daha farklı. Dinleyenlerin senin bu hüznünü, duygularını seviyor. Biz zaten tabiri caizse damar seven bir toplumuz.

-“Hem tecrübelerimle, hem yaşadığım duygu yoğunluğu ile alakalı sanırım. Bizim işimiz müzik ve müzik duygusuz olmaz. Hayatın getirdiği duygu iniş çıkışları işimize de yansıyor, ben bu şarkıda kendimi buldum. Dinleyenler benim duygularımı hissedebiliyor. Şarkımla, sesimle duygulanıyorlar bu da beni mutlu ediyor.”

*Senin hayranların senden slov şarkı dinlemeyi, arabesk şarkı dinlemeyi seviyorlar. Senin sesin, duygun tüyleri diken diken ediyor.”

-“Evet, beni dinleyenler genelde oynamak değil, ağlamak istiyorlar ☺ Bu son iki şarkım beni yansıtıyor. Liman’ın sözlerini ilk dinlediğimde kendimi buldum, kırgınlıklarımı, hayal kırıklıklarımı buldum. “Liman” aslında “Yasak” gibi akustik ve gerçekten dinleyeni dağıtacak cinsten bir aranje ile yapılmıştı. Bir gün Ankara’ da Tuğçe Kandemir ile otururken biz bu şarkıyı daha çok kitleye nasıl duyururuz ne yapsak diye fikir alışverişinde bulunuyorduk. Tuğçe de şarkıya bayıldı, sonra üzerinde biraz değişiklikler yapmaya karar verdik, şarkının kaderi Tuğçe sayesinde değişti diyebilirim. Ama hala aklımda akustik versiyonunu yapmak var, bakalım sürpriz olsun.

Bu arada “Yasak” şarkımdan da bahsetmişken söylemeden geçemem çok sevdiğim bir şarkıdır hala aynı duygularla tüylerim diken diken olarak okurum. Sezgi Erciyas’a ait bir şarkıydı. Ayrıca, o dönem “Sevemiyorum” projesinde Kemal Aslan Prodüksiyonla çalıştım. Kendisi bana her zaman destek olmuştur Allah razı olsun. Şu an iş ilişkimiz yok ama dostluğumuz ölene kadar bakidir. “Sevemiyorum” ve “Yasak” projeleri benim için miladdır diyebilirim. Profesyonel anlamda müzik piyasasında yürümeme sebep olan önemli bir geçiş dönemi olmuştur. Ekibine ve kendisine de buradan tekrar teşekkür etmek isterim. Şu anda yoluma tek devam ediyorum, her şeyi artık kendim yapmak istedim. Kendimde o gücü gördüm ve böyle ilerliyorum. Menajerim Ahmet Uğurluer ile çalışıyorum. Son kliplerim ILS Vision Music etiketi ile yayınlanıyor.”

*Peki şu an üzerinde çalıştığın projelerden bahseder misin?

“Sırada bir Sezgi Erciyas & Burak Yeter projesi var. DJ Mert Aydın ile bir feat çalışmamız olacak. Bu şarkının hikayesi de şu, o şarkının 1 yıl önce demosunu okumuştum ve aklım kalmıştı. Geçtiğimiz günlerde Sezgi ile konuşurken laf lafı açtı ve konu o şarkıya geldi, hala duruyor mu diye sordum. Sezgi de “Hadi sen oku şarkıyı, yapalım” dedi. Bende kabul ettim. Şarkıyı çok beğenmiştim benim kısmetimmiş demek ki. Yaza bomba gibi bir şarkı geliyor benden söylemesi. Onun dışında, İmparator İbrahim Tatlıses’ten çok sevdiğiniz şarkılardan birini seçtim, nasip olursa bir cover geliyor. Aklımda bir çok şarkı var, sevenlerimi şarkıya boğmak istiyorum. Şu an üst üste 2 şarkı çıkardık ve ikisinin de yolu başka seveni başka. Bir şarkı yaptıktan sonra aylarca beklemenin doğru olduğunu düşünüyoruz aslında ama artık ben bu kafada değilim. Sürekli üretmek, çalışmak ve yeni şarkılar yapmak istiyorum. Konser yoğunluğum biraz azalsın, sürprizlerim bitmeyecek. Emek vermezsen olduğun yerde sayıyorsun, o yüzden boş durmak istemiyorum.”

*Çok iyi bir sosyal medya kullanıcısısın, hatta sende artık instagram fenomenisin ☺ Ne kadar vakit harcıyorsun?

-“Fenomen sayılmam ama instagram’ı iyi kullanıyorum. Videolar yükledikçe iyi bir etkileşim aldım. Çok güzel bir takipçi kitlem oluştu. Eskiden telefon elimden düşmezdi, 3-4 aylık bir dönem instagram kullanmadım. O dönem hiç de aramadım desem yeridir. Eğer bu işi yapmıyor olsaydım yeniden açmazdım. Ama şu an bizim işimizin en büyük parçası instagram, youtube ve sosyal medya. Bunu kimse inkar edemez. Yurt içi ve yurt dışı çok büyük bir kitle var ve hepimizin ortak noktası orası.”

*Sosyal medya sayesinde ciddi paralar kazananlar var. Peki sen bunu düşündün mü? Teklifler geliyor mu?

-“Evet gerçekten çok ciddi paralar kazanılıyor. Ben daha önce ürün paylaşımı yapmıştım ama asla para kazanmadım. Bir şeyi çok sevdiysem herkes görsün faydalansın diye paylaşıyorum. Diğer türlü enerjimi harcamak istemiyorum. Bana hediye gelen ürünleri de ihtiyacı olanlarla paylaşıyorum.”

*Ceylan Koynat sahnesi olmadığı zamanlarda ne yapar?

-“Genelde ailemle vakit geçiriyorum. Çekirdek ailemin dışında yakın akrabalarımla vakit geçirmeyi seviyorum. Çok yakın olduğum kız arkadaşlarım var, mesela sosyal medyadan @betizmmm olarak tanıdığınız Betül Demirkaya, Ankara’da yaşamasına rağmen sık sık buluşmak için organizasyonlar yaptığımız dostum Aysel Yakupoğlu, Nilay Toprak, Nez Demir, radyoların sevilen programcısı Dilek Ağacı, Burçin Alaz (aynı zamanda projelerimde styling konusunda her zaman destekçimdir), çocukluk arkadaşım Tuğçe; birlikte okuduk aynı zamanda..sahneye çıktığım ilk yıllarda daha küçükken, ablasının abiye kıyafetlerini alır giyerdim, bende yerleri çok ayrıdır. Ve tabi ki sen ☺ Betül’ü de Aysel sayesinde tanıdım diyebilirim. Aysel’in ciddi hayranıydı Betül, ve ben onların tanışmasına vesile oldum. Birlikteyken çok eğleniyoruz, tatillere gidiyoruz. Hayatımda yapmadığım şeyleri Betül ile yapıyorum çok deli dolu zehir gibi bir kız.”

*Küçük yaştan beri müzik camiasındasın. Herkesle olan dostluğunu arkadaşlığını biliyorum ama bilmeyenler için sormak istiyorum. Sanat camiasında gerçek dostun var mı?

-“Herkesle samimiyetim vardır ama ben çok uzun zamandır herkese uzak yaşıyorum. Benim kafam yaptığım mesleğe bile zıt aslında sen biliyorsun. Benim gece hayatım yok, öyle her yapılan organizasyona katılmıyorum. Biraz uzak durmayı uzak yaşamayı seviyorum. Gece çalışmak bile bazen bana ağır geliyor. Bizim camiamız göründüğü gibi değil. Kimse kimsenin dostu değil ne yazık ki. Herkes yüzüne gülüyor ama arkandan konuşuyor. Sanatçı olarak Aysel Yakupoğlu ile çok güzel bir dostluğumuz var. İnsanlar bunu bile kıskanıyor. Benim frekansım herkesle kolay kolay tutmuyor artık. Yaşım ilerledikçe bir çok konuda olduğu gibi dostluklarımla ilgili de daha seçiciyim.”

*Ant Media okurlarına ve seni sevenlere son olarak neler söylemek istersin?

“Ant Media dergisi benim ailem gibi zaten. Sen benim bu işe başladığım yıllardan beri en özel dostumsun. Arif Antlı da değerli bir dostumdur. Dergide emeği geçen herkes keza öyle. Ant Media dergisini ilk çıktığı zamandan beri takip ediyorum. Kapak konuğunuz olan arkadaşlarımın röportajlarını, yazdığın haberleri, yaptığınız işleri hep yakından biliyorum. Çok başarılı ve dopdolu içeriği olan bir dergi. Başarılarınızın daim olmasını diliyorum. Bu ayın konuğu olduğum için çok mutluyum, seninle zaten her sohbetimiz her muhabbetimiz ayrı güzel Ceylo’m ☺ “Liman” şarkım bana uğurlu geldi, ben de size uğurlu gelirim inşallah. Okurlarımıza, ekibinize, yol arkadaşlarıma, aileme ve tüm sevenlerime buradan sevgilerimi saygılarımı sunuyorum. Beni dinlemekten, Ant Media’yı okumaktan vazgeçmesinler…”

RÖPORTAJ : CEYLAN KARTALSUNA

0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör