• Arif Antlı

BAŞARILI RADYOCU YABANCI İLE ÇOK ÖZEL.

“Ağlamayı Ferdi’den, bağlamayı Orhan’dan, söylemeyi İbo’dan, isyanı Müslüm Baba’dan aşkı Cengiz’den, muhabbeti YABANCI’dan” !

Henüz 12 yaşındayken bir radyo kapısını çalan, ve program sunmak istediğini söyleyen mikrofona sevdalı bir Radyocu Yabancı!...

Evli, 1 çocuk babası ve dinleyenlerini başının tacı olarak adlandıran bir programcı…

Ant Media okurları için kendisi ile keyifli bir söyleşi yaptık…

*Merhaba sevgili Yabancı. Kısaca kendinden bahseder misin?

-“Merhaba kıymetli Ant Media ailesi. Ben Alemdar Kapucu.1999 senesinde Rumeli Fm de radyo hayatıma başladım. Yaklaşık 1 yıl Alemdar olarak yayın yaptım sonra “Yabancı” lakabını aldım, 1 sene Rumeli Fm’de çalıştım, 2000 senesinde radyo 2000 e başladım.2012 yılından sonra yaklaşık 3 sene radyoya ara verdim. 2015 yılında da sevgili Akif Özcan’ın vesilesi ile Damla Fm’e başladım. Hala Damla Fm’ de hafta içi her gün 14.00-17.00 saatleri arasında yayınlarıma devam ediyorum.

*Radyo hikayeniz nasıl başladı?

-“Tamamen tesadüf eseri oldu, tekstilde çalışıyordum, o zaman yaş ortalaması orta yaşlardı, benim yaşıma yakın olan tek arkadaşım Doğukan vardı. Akşam saatlerinde hep çıkıp giderdi. Bir gün “bize gel, oturalım çay içelim” dedi, ben de kabul ettim. Esenler son durakta bir binaya geldik, hiç unutmam demir kapıyı gerdirerek açtı. İçerden müzik sesleri geliyordu. Sahibi rahmetli Sadık bey ordaydı. Meğer orası Rumeli Fm’in stüdyosuymuş. Ben tabi ki o radyoyu biliyordum ama yerini bilmiyordum. Sonra Doğukan her şeyi anlattı, meğer yayına çıkıyormuş orda. İnanamadım önce, çok tuhaf geldi. Tekstil çalışanlarının hayallerinden biridir radyocu olmak. O dönem herkesin dinlediği Kral fm furyası vardı. Ben tabi çok heveslendim. Ama aslında bu hikayenin öncesi de var, ben daha 12 yaşımdayken radyo 2000’in kapısına gittim. Kapıyı açtılar karşılarında bir çocuk; “Ben radyocu olmaya geldim” dedim. “Büyü ve öyle gel” dediler, “Büyüdüğüm zaman bir daha geleceğim” diyerek ayrıldım oradan. Aradan yıllar geçti aklıma o an geldi. O atmosferi ilk defa yaşadım çok garipti. Doğukan’ın yayını bitti, o dönem yayın yönetmeni olan Turgay Aydın, (ki hala görüşürüm kendisiyle) geldi, Doğukan birden bire benim radyocu olmak istediğimi söyledi. Oysa ben öyle bir şey söylememiştim. Turgay ağabey de beni de konuşturmaya başladı, diksiyonumu kontrol ediyormuş meğer. “Tamam” dedi, gidip gelerek öğrenmemi istedi. İşin iç yüzünü sonradan öğrendim. Meğer Doğukan kız kaçıracakmış, kendi yerine de beni yetiştirmek istiyormuş. Sonrasında benim yerime yeniden gelebilir diye düşünüyormuş. Öğrencisiydim çünkü. Ama ben o koltuğa oturdum ve yaklaşık 13 sene hiç kalkmadım. Doğukan ve Turgay ağabey bu yolculuğumun vesilesi oldular.

Daha sonra, 2000 yılında radyo taşındı ve tarzını değiştirerek pop radyosuna döndü, benim konuşma tarzım arabesk radyoları ve o tarz programlar için daha uygundu. Yapamadığımı fark edince Radyo 2000’ e başvurdum, beni yine almadılar ☺ Derken bir esnafım reklam vermek istedi bana, radyoların maddi durumu iyi değildi. Ayakkabı mağazasına gittim, esnafla anlaştım. Normal aylık reklam ücreti 20 TL iken ben 100 TL aldım. Reklamı aldım, ama ortada radyo yoktu. 2000’i aradım telefona Ali baba çıktı, kendimi tanıttım. Reklam aldığımı ve detayları anlattım, beni çağırdı. Hemen gittim, reklamı ve parayı teslim ettim. İlk defa o gün radyodan para kazandım. Selda abla o zaman hamileydi, yayıncılar fulldu. Bana bir saat vermeleri mümkün değildi. Bir süre radyonun reklam işlerini yaptım. Şans eseri 4 arkadaş birden radyodan ayrıldı. Başka bir radyo kurmuşlar. Selda abla beni çağırdı, bu sırada ben tekstilde çalışmaya devam ediyordum. Saat 18.00-21.00 saatleri için gelip gelemeyeceğimi sordu. Hemen yayına geçmemi istedi ve beni dinledi. Yayına girdim, ve yaklaşık 10 sene yayın yaptım. Bir dönem haftada 7 günde 9 yayın yaptım. Tabi Selda ablaya 12 yaşında o kapıya geldiğim günü de anlattım.”

*Sadece arabesk müzik mi dinlersiniz?

-“ Tabii ki hayır. Her tarz müzik dinlerim. Mesela TSM müzik hayranıyım, arşivimde çok geniştir. Elimde kimsede olmayan bir arşiv var. Türkü, pop, yabancı müzik de bilirim çok severim. Konuşma tarzımdan dolayı TSM programı bile yapabilirim. Ama arabesk benim için çok başkadır.”

*Yayınlarınızda en çok kimleri en çok çalarsınız?

-“Koyu bir Müslüm Gürses fanatiğiyim. Olmazsa olmazımdır. Hangi şarkısı hangi albümde, a yüzünde mi b yüzünde mi, kaçıncı sırada, şarkıyı kim bestelemiş, şarkıların hangisi kaç dakika kaç saniye hepsini bilirim. Filmine de tabi ki gittim. Hayran kaldım. Hayatını ezbere bildiğim için, filmde çok duygulandım. 1150 civarı şarkısı 38 filmi hep ezberimde. Aşırı hayranıyım. Müslüm Gürses bir yaşam biçimidir.

Orhan Gencebay’ı aşırı severim. Bayan sanatçılarda ise Güllü ve Gülden Karaböcek favorimdir.”

*Müslüm Gürses ile tanışma şansınız oldu mu?

-“Rahmetli Müslüm Gürses ile iki programa katılmışlığım var. Star Tv’ye çıkmıştık. Pakize Suda’nın programına değerli Müslüm Gürses, ben, Erol Büyükburç ve Okan Yalabık katılmıştık. Bu kıymetli isimlerin yanında yerel radyoları temsilen biri konuk olarak alınacakmış, konu Müslüm Gürses olunca beni aradılar, onur duyarak katıldım. O an ulusal bir TV kanalına çıkmış olmak benim için gerçekten önemsizdi. Yanımda hayranı olduğum, büyük bir sevgi ile sevdiğim saydığım Müslüm Gürses vardı. Program boyunca hiç bişey belli etmedim kendisine, ama sonrasında her şeyi bir bir anlattım. Unutamayacağım bir gündü.”

*Radyo programlarınızda konuk sanatçılar ağırladınız mı?

-“Evet Radyo 2000’de konuklu program yapıyordum. İlk konuğum sevgili Latif Doğandı. Latif ağabey ile üç yayın yapmıştım. Hepsi çok güzeldi. 40’tan fazla konuk ağırladım. Damla Fm’e geçtikten sonra sevgili Dilek Ağacı ağırlıyordu konukları. Kendisini öz kardeşim gibi severim, benim için yeri çok ayrıdır. Konukları inanılmaz güzel ağırlıyordu.”

*Sizce Arabesk radyolarını diğer tarz müzik yapan radyolardan ayıran özellik nedir?

-“Bizim diğer radyo tarzlarından farkımız, inanılmaz bir kitlemiz var. Arabesk radyolarının kitlesi sizi asla yalnız bırakmıyor. Mesela radyo festivallerine katılıyoruz, sunumlarımız oluyor. Anons ettiğimizde dinleyenlerimiz mutlaka geliyor bizi asla yalnız bırakmıyorlar. Hem de öyle az kişi değil, hınca hınç dolduruyorlar her yeri. Dinleyicilerimiz bize bağlı, biz de onlara çok bağlıyız. Bana sosyal medya üzerinden mesaj atan herkese mutlaka cevap veririm. Hepsiyle tek tek konuşmayı seviyorum. Ben bugün Yabancı isem onlar sayesinde!”

*Dinleyenlerinize ve okurlarımıza neler söylemek istersiniz?

-“Değerli Ant Media dergisini, ailesini ekibini çok seviyorum. İmtiyaz sahibi Arif Antlı benim için çok kıymetlidir. Sevgili Ceylan Kartalsuna ile de bir dönem aynı kurumda birlikte çalıştık. Hepimizin güzel dostluk bağları var. Onlar başta olmak üzere tüm ekibe teşekkür ederim. Allah dinleyenlerimin yokluğunu göstermesin. Hepsi başımın tacıdır. İyi ki varlar. Onlar var olduğu için ben en büyük aşklarımdan bir tanesini 20 yıldır sürdürüyorum. “


0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör